 |
BARTIN - ULUS - ULUKAYA KÖYÜ
|
| İl: BARTIN |
İlçe: ULUS |

|
Köy Muhtarı: |
SADIK ÖZKAN |
Muhtarlık
Erişim Bilgileri: |
. |
Ev Telefonu: |
0 378 466 71 24 |
| Cep Telefonu: |
0 537 798 16 40 |
Demografik
Bilgiler: |
. |
| Nüfusu: 2000 |
:283 |
1997 |
:233 |
| İle Uzaklığı: |
53 km |
| İlçeye Uzaklığı: |
17 km |
 |
 |
 |
 |
 |
Sağlık Evi
Yok
Sağlık Ocağı
Yok |
İlköğretim Okulu
Var (Faal Degil)
Taşımalı Eğitim Yapılıyor |
PTT Şubesi
Yok
PTT Acentası
Yok |
Su Şebekesi
Var
Kanalizasyon
Yok |

Derbend suyunun ilk çıktığı yerden Arıd
(Arıt Beldesi) Kazası’na giderken Ulus Kazası’na göre batı taraftan yükselen bir
yüksek yalın kaya olup, Suçıkduğu adındaki köyde (Ulukaya Köyü) kayanın
ortasında bir mağaradan bir su itilerek, şelale gibi indiği derin yerde sel gibi
ırmak olur. Oradan Gürkan Camisi (Gürgencami Köyü) yakınından geçerek erbend
(Gökırmak başı olanUluçay) suyuna giden büyük bir nehirdir.
Çıktığı yerden sonra akarsu yatağının yüz adam boyu genişliğinde olan
yerlerinden dahi atla geçilecek olunsa, suyu özengiye kadar çıkar.
Yaz günlerinde soğuk, yumuşak ve hoş
bir sudur.
Etrafında arklar ile su alınarak
döndürülen değirmenleri çoktur.
Suçıkduğu (Ulukaya) Köyü yakınıda
Kösre (Bıçak ve Balta bileme) taşı madeni olup isteyen gidip, kesip yontar, bileme
taşı yapar.
ULUKAYA ( SUÇIKDUĞU )
KÖYÜ
Ulus İlçe
merkezine 17 km. uzaklıkta olan Ulukaya Köyü'nün doğu yönünde yalçın kaya
kütlelerin oluşturduğu akarsu vadisi içinde yer alır. Uluçayın akarsuyunu besleyen
ana su kaynağıdır. Ulukaya ( Suçıktuğu ) Şelalesi yaklaşık 10 m. içeri doğru
bir mağara vasfına sahip olan, bir kaya oyuğu içinden çıkan kaynak suyu, 20 m.
yükseklikten çağlayan şeklinde düşmesiyle oluşmaktadır. Uluçayın başlangıç
noktası olan bu vadi kanyonu içinde 30-40 m. genişliğinde bir gölet oluşturur.
Buradan akan suyun debisi 200-250 lt/sn’dir. Akarsu yatağı olan bu kanyonun uzunluğu
yaklaşık 1 km. ve iki yakasındaki yalçın kayaların ortalama yüksekliği 35
m.’dir.
Yaz
mevsiminde kurak geçen günlerde Şelalenin suyu debisi azalır, ancak tamammen
kesildiği olmamıştır. Bunun tersi olarak Kış mevsimlerinde adeta coşan, vadi
içinde çağlayandan dökülen suyun şiddetinden adeta sis meydana getitir. Kanyon
içinden geçen eski Drahna bölgesi yolundan kış mevsiminde geçilemediği zamanlar
dahi olur.
Ulukaya (
Suçıkduğu ) Köyü yönünden, Drahna yönüne giden bu Kanyonun uzunluğu yaklaşık 1
km uzunluğundadır. Şelale bu kanyonun orta yerinde bir kaya kütlesiden çıkar.
Şelaleden dökülen kaynak suyu, Drahna Deresinden gelen suyun da katılımıyla Ulukaya
Köyü yönüne akıp gider. Konyon içinden yarım tünel şeklinde, yalçın kaya
kütleleri dinamitle parçalanarak Drahna
bölgesine ulaşımı sağlayan eski Drahna yolu 1962 yılında yapımına başlanmış.
1964 yılıda tamamlanarak Ulukaya Köyü ile Drahna bölgesi arası yol geçişi
açılmış.
Yolun yapımı sırasında dinamitle parçalanan
irili ufaklı kaya parçaları kanyon içini doldurmuş. Her yıl kış mevsiminde kanyon
içinde oluşan su seliyle Ulukaya Köyü içinden geçen Uluçay yatağı boyunca
ilerleyerek yayılmıştır. Bu yayılım doğal ırmak yatağındaki canlı hayatı
olumsuz etkilemiştir. Bir çok balık o yıllarda zarar görmüş ve hatta yok olmuş.
Günümüze
çay balıkları açısından bir hayli zengin olup, alabalık, tatlı su balığı,
yengeç, kayabalığı, kunduz, su yılanları vb. yaşayabilmektedir.
Ulukaya
Köyünde genel olarak her evin suyu vardır. İçme suyu ihtiyaçları kanyonun
girişindeki kayanın dibinden çıkan kaynak suyundan karşılamaktadır. Ayrıca şelalenin yanından çıkan kaynak
suyu da ayrıca köyün içme suyu olarak kullanılmaktadır.
Şelale
Ulukaya Köyü sınırları içinde bulunmasından dolayı Ulukaya Şelalesi veya
çağlayanı olarak anılmaktadır. Şelale ağzından çıkan suyun bir kısmı, buraya
yapılmış olan su alma ağzı ve döşenmiş boru hattıyla Ulus İlçesine içme suyu
olarak getirilmiştir.
Heryıl
yerli ve yabancı turistler şelaleyi görmek için bu köye gelmektedirler. Özellikle
her yıl yapılmakta olan Ulus İlçesi Doğa Festivali kapsamında buraya yürüyüşler
düzenlenmektedir. Ancak buraya yapılan geziler yalnızca günü birlik tur olarak
gerçekleşmekte, konaklama ve yemek imkanları bulunmamaktadır.
Sadece yaz
dönemlerinde ve zamanla Kış dönemlerinde de olmak üzere Pınarbaşı Kazasında
olduğu gibi bir kaç ahşap eski köy evi restore edilerek, bu talebe cevap verecek
şekilde hizmet gruplarının oluşturulmasına ihtiyaç vardır.
Ulus İlçe merkezinde inşaat işleri tamamlanmış,
hukuksal problemlerinin çözümlenip açılışı beklenen yukarıdaki otel kompleksinin
bir an önce açılmasıyla da, Ulus İlçe merkezine veya çevresine gezi
düzenleyen bireysel veya toplu turlar için konaklama
ve sempozyumların yapılacağı güzel bir tesis olacaktır.
Ayrıca
yaklaşık yedi yıldır düzenlenmekte olan, Ulus Doğa Festivali kapsamında düzenlenen
Sunuş ve Sempozyumlarının yapılacağı, kültürel faaliyetlerin yürütülebileceği
büyük salona sahip olması açısından da önemlidir.
Araştırma: Zafer ÇELEBİ www.ulusalpu.com |
KASTAMONU
ve BARTIN ARASINDAKİ
KÜRE
DAĞLARI MİLLİ PARKI |
Ulukaya Köyü Küre Milli Parkının en önemli merkezinde yer almaktadır |
|
ALANIN YASAL
STATÜSÜ
T.C.
Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve FAO tarafından
TUR/96/003 numaralı 'Milli Parklar ve Korunan Alanların Yönetimi, Biyoloji
Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma' konulu dış kaynaklı proje kapsamında
1996-1999 yılları arası Kastamonu ve Bartın illerini kaplayan alan içerisinde
yapılan çalışmalar sonucunda; alanın koruma statüsü; " Kastamonu-Bartın Küre
Dağları Milli Parkı " olarak 07.07.2000 tarihli T.C. Resmi Gazetede yayınlanmak
suretiyle ilan edilmiştir.
COĞRAFİ KONUMU
Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz bölgesinde ve tarihsel
geçmişde Küre-i Nûhas Dağları olarak bilinen ve günümüzdeki Küre Dağları
üzerinde yer almaktadır. Tamamen bir plato karakterindeki milli park doğudan batıya
doğru uzanır. Bölgede yer alan bu dağ silsilesi yakın çevresi için fiziksel ve
sosyal anlamda bir eşik niteliğindedir. Milli parkın mutlak koruma bölgesi olarak
sınırlandırılmış alanı içinde hemen hemen hiçbir yerleşim bulunmamakla birikte
iç kesimlerine gidilebilecek, kara yolu dahi yoktur. Küre Dağlarının iç kesimlerine
ancak patika yol olarak tariflenen, geçmiş dönemlerin antik yolları vasıtasiyle
ulaşılabilmektedir. Bu nedenledir ki sosyal hayat milli parkın yakın çevresinde devam
etmektedir. Coğrafi özelliğinin böyle oluşundan dolayı milli parkın yakın çevresi
tampon zon olarak tanımlanmış ve tampon zonu da içeren bölge planlama alanı olarak
kabul edilmiştir. Planlama alanı 114787,5 hektardır. Bu alanın 37.000 hektarı ise
milli park olarak ayrılmıştır. Milli Park olarak ilan edilen 37.000 hektarlık alanın
yaklaşık % 45' e yakın bir kısmı Bartın ili mülki hudutları içerisinde diğer
kalan kısmı da Kastamonu ili mülki hudutları içerisinde kalmaktadır. Küre Dağları
Milli Parkı çevresinde Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Kurucaşile, Amasra ve Cide
ilçeleri ile iç kesimde ise Arıt beldesi yer almaktadır.
Küre
Dağları Milli Parkının Bartın - Ulus ilçesi sınırları içinde olan koruma
bölgesi eteklerinde ve koruna bölgesi içinde kalan, idari yönetimi muhtarlık olan
köyler.
| Yaban
Hayatı Koruma Alanları |
Peyzaj
Koruma Alanları |
| 1 |
Çerde |
1 |
Aşağıdere |
| 2 |
Karahasan |
2 |
Aşağıçerçi |
| 3 |
Alpı |
3 |
Aşağıköy |
| 4 |
Ulukaya |
4 |
İğneciler |
| 5 |
Alıçlı |
5 |
Abdurrahman |
| 6 |
Köklü |
6 |
Kirazcık |
| 7 |
Kozanlı |
7 |
Arpacık |
| 8 |
Aşağı Çamlı |
8 |
Yukarıdere |
|
|
|
|
|
|
|
|
Yukarıdaki Tabloda Görüldüğü üzere
Drahna'nın tamamı Miili park içerisindedir.
BASIN BİLGİ
NOTU
(16 Haziran 2005) GEF Küçük Destek Programı’nın bu yıl 20-24 Haziran 2005
tarihleri arasında, İstanbul’da düzenlenen Küresel Çalıştayı sonrasında, 25-27
Haziran tarihlerinde, Sakarya ve Bartın’da SGP destekli 5 proje alanına ziyaret
planlanıyor. Bu projeler şunlar:
(TÜRÇEK) Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu
Acarlar’da Çevre
Eğitim ve Ziyaretçi Merkezi Projesi |
GEF Küçük Destek Programı’nın (SGP) desteği ile
çevre eğitimi için işleyen ve örnek teşkil edecek bir Çevre Eğitim ve Ziyaretçi
Merkezi kurulmasını hedefliyor. Türkiye’de, doğa korumada eğitime önem veren
ülkelerde var olan, doğa alanlarında çevre eğitimi ve ziyaretçi bilgilendirme
amaçlı kullanılabilir merkezlerin sayısı oldukça az. Ulusal Çevre Eylem
Planı’nda da belirtildiği gibi Türkiye’de çevre koruma ve geliştirme amaçlı
eğitim, kendiliğinden bir süreç içinde yürütülüyor ve bu süreçte doğru
bilgiden, doğru tekniklerle yararlanılması tümüyle rastlantısal biçimde
gerçekleşiyor. Bu sorunun farkında olarak, Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme
Kurumu (TÜRÇEK), Sakarya Acarlar Gölü’nde bir Çevre Eğitim ve Ziyaretçi Merkezi
kurmanın temellerini atıyor. Merkez, çevre koruma konusunda başta yerel halk olmak
üzere bölge halkına, yerinde çevre eğitimi ve bilgilenme olanakları sunacak, doğa
ile uyumlu gelir kaynakları konusunda eğitim ve uygulama imkânı tanıyacak. Merkez ve
çervesindeki düzenlemeler, hazırlanacak bilgi panoları, eğitim malzemeleri,
illustrasyonlar ile, özelde Acarlar’ın önemi ve değeri hakkında duyarlılık
oluşturulması planlanırken, genel olarak doğa ve ekolojik döngüler üzerine
farkındalığın sağlanması amaçlanıyor. Sakarya Acarlar Gölü, Marmara
Bölgesi’nin nemli ormanlardan biri; İğneada Longozu’ndan sonra Türkiye’nin
ikinci büyük subasar ormanını barındırıyor. Ancak koruma statülerine rağmen
ekosistemin varlığı tehdit altında. Acarlar Gölü çevresinde yaşanan sorunlar,
diğer ekosistemlerde de sıklıkla yaşananlarla aynı: Ekosistem işlev ve hizmetlerinin
bilinmeyişi ve alanların değersiz addedilmesidir.
Bartın Kozcağız Gençlik Kültür ve
Dayanışma Derneği ve Bartın Çevre Kültür Doğal Varlıkları Koruma Derneği Keten
Üretiminin Tekrar Canlandırılması Projesi |
Yarım yüzyıl öncesine kadar Bartın’da yaygın olan keten
bitkisinin ekimi günümüzde kalmadı. Terk edilen keten üretimi ile, yörede
sürdürülebilir bir geçim kaynağı yok olmuş, el sanatları kaybolmaya yüz tutmuş,
ve doğal bir kaynak Bartın’da yok olmak üzeredir. Bartın Kozcağız Gençlik
Kültür ve Dayanışma Derneği ve Bartın Çevre Kültür Doğal Varlıkları
Koruma Derneği, başlattıkları “Keten Üretiminin Tekrar Canlandırılması”
Projesi ile, Bartın-Kastamonu Küre Dağları Milli Parkı çevresindeki köylerde,
yok olmaya yüz tutmuş doğal bir tarımsal ürün olan keteni tekrar üretime
geçirmeyi, bundan yerelde köylere fayda sağlamayı ve ileride Milli Park çevresinde
talanı engellemeyi hedefliyor. Orman köylüsüne ek bir geçim kaynağı sağlayacak.
Küre Dağları Harmangeriş Kesiminde
Geleneksel Ağaç İşçiliği’nin Sürdürülebilirliğinin Sağlanması ve
Çeşitlendirilmesi Projesi |
Geleneksel ahşap el işçiliğinin geliştirilmesine dayanıyor
ve Kastamonu Kooperatifler Birliği tarafından eşgüdümü sağlanacak. Proje, Kastamonu
ili Şenpazar İlçesine bağlı Harmangeriş, Celalli, Gürpelit, Aşıklı, Dağlı
köylerini kapsıyor. Bu köylerdeki yetişkinlerin yaklaşık %70’i, kesimi
Türkiye’de yasal olmayan şimşir ağacından kaşık oymacılığı işi ile
uğraşmakta. Şu anda bu geleneksel el işçiliğinin en önemli sorunu, şimşir (Buxus
sempervirens) hammaddesinin Küre Dağları Milli Parkı içerisindeki ormanlardan
düzensiz ve kaçak olarak temin edilmesi. Projenin amacı, geleneksel ahşap
oymacılığını, şimşir ağacı dışındaki diğer hammaddelere ve kaşık
dışındaki diğer ürünlere kaydırmak, bu ürünlerin yerel geçim kaynaklarını
destekleyecek şekilde gerçek değerinden satışının yapılabileceği Milli Park ve
çevresinde yeni pazarlar oluşturmak.
(AÇGD) Aşağıçerçi Köyü Güzelleştirme Derneği
Küre Dağları Milli Parkı Ulus Bölgesinde Alternatif
Sürdürülebilir Geçim Kaynaklarının Saptanması ve Eğitimi Projesi |
Küre Dağları Milli Parkı sınırında, orman köylüsünün
geçim sıkıntısı çektiği bir bölgede yürütülecek. Proje ile, Milli Park
çevresindeki köylülerin, genel olarak doğal çevreden özel olarak da orman altı
bitki örtüsünden elde edebilecekleri gelir getirici faaliyet “olasılıkları” ve
bu olasılıkların hayata geçirilmesindeki “kısıtlar”, yerel toplulukların da
“katılımı” ile ortaya çıkartılacak ve yayılacak.
Küre Dağları Milli Parkı ve Çevresinde Ekoturizmin
Geliştirilmesi için
Zümrüt Köyü Uygulama Projesi |
Küre Dağları Milli Parkı Ekoturizm Derneği (KED) tarafından
yönetiliyor. Proje, Küre Dağları Milli Parkı’nın doğusunda Pınarbaşı
İlçesi’ne bağlı Zümrüt Köyü’nde yürütülecek. 48 haneli Zümrüt
Köyü, Milli Park sınırına en yakın ve en ücra köylerden bir tanesi. Proje,
köyde ekoturizm aracılığı ile, halkın Milli Park ile ilişkisinin geliştirilmesini
ve fayda sağlamasını öneriyor. Yoksulluğu azaltıcı ve koruma çalışmalarını
destekleyici bir faaliyet olarak doğaya duyarlı turizm, sahip olduğu doğal ve
folklorik güzellikler nedeniyle Zümrüt Köyü için oldukça uygun.
KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI ve DOĞAL
ÇEVRESİ |
Kastamonu-Bartın
Küre Dağları, diğer korunan alanlara örnek teşkil edecek katılımcı bir sürecin
sonunda, yerel halkın da desteğini alarak 2000 yılında Milli Park ilan edildi.
Türkiye’nin en önemli doğal alanlarından bir tanesi olan Kastamonu-Bartın Küre
Dağları Milli Parkı aynı zamanda sınırları ilgi grupların katkısı ve katılımı
ile belirlenmiş ilk doğa koruma alanıdır. Milli Park, Önemli Bitki Alanı olarak da
belgelenmiştir. Milli park alanı dünyada ender görülen, el değmemiş nemli, karstik
doğal yaşlı ormanlara, bakir orman kalıntılarına, kanyonlara, zengin otsu ve odunsu
vejetasyona sahiptir. Bölge zoolojik (Türkiye’de bilinen 132 memeli türden 40’ı
bölgede yaşamaktadır) ve avifauna (40 kuş familyasından 147 tür bölgede yaşamakta
olup, 46’sının soyu tükenme tehlikesi altındadır) yönünden çok zengindir.
Günümüzde, daralan ormancılık faaliyetleri sebebi ile halkın, yaşadıkları doğal
çevreleri olan ormandan “sürdürülebilir” fayda sağlaması ve Milli Park ile
barışık kalması gereği artmaktadır.
Projeler hakkında fotoğraf ya da daha
ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz lütfen UNDP İletişim Sorumlusu Aygen
Aytaç’ı arayınız. (0312 454 11 05) aygen.aytac@undp
|
|
|
 |