ÜSKÜDAR (ESKİ DÂR)

                                                                                                                             Mustafa GÜNEŞ

                       

            Yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Üsküdar’ın en önemli özelliklerinden birisi İstanbul’un fethine ev sahipliği yapmış olmasıdır. Üsküdar, özellikle devlet adamlarının sakin olduğu bir yer olması bakımından daima bir kültür şehri olma özelliğine sahip olmuştur. Üsküdar kültür değerlerinin en önemli unsurları, cami, tekke, türbe, medrese, mektep, kervansaray, saray, ev, koru, mesire yeri, bahçe, çeşme, sebil, hamam, köşk, yalı ve mezarlıklardır.

            Tarihin değişik dönemlerinde, farklı isimler alan Üsküdar, Şemseddin Sami’nin Kamusu’l-A’lam adlı meşhur sözlüğünde Scutari olarak geçer. Burada, Üsküdar hakkında şu bilgiler verilir: “Üsküdar eski bir şehir olup ism-i kadimi Hrisopolis (altın şehir veya altın şehri) idi.Rivayetlere göre, Üsküdar Agememnon’un oğlu Hrisis tarafından kurulmuştur. Hrisopolis,  Hrisis şehri anlamına gelmektedir. Şehrin, Roma dönemindeki adı Scutari’dir. Scutum, kalkan alamına gelir. Scutari de kalkan sahibi anlamında kullanılan bir kelimedir. Scutari adındaki Roma askerleri burada konakladıkları için şehrin bu adı almış olabileceği varsayımları üzerinde durulur.

            Evliya Çelebi, tarihin değişik dönemlerinde, farklı kaynaklarda, değişik olarak adlandırılan Üsküdarı, öncekilerden tamamen ayrı bir şekilde Eskidâr (eski bir yerleşim merkezi) şeklinde adlandırır.

            Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Üsküdar’da bulunan çeşitli cami (Mihrimah Sultan, Valide Sultan, Kösem Sultan, Sultan Ahmed, I. Selim vb.) medrese, dârül- kurra, imaret, sultan çarşısı, dükkân, tekke ve saray gibi tarihi zenginliklere vurgu yapılmıştır.