BARTIN:
YÜZÖLÇÜMÜ: 2.140 km²
NÜFUS:
205.834 (1990)
İL
TRAFİK KODU:74
İLÇELER: Bartın (merkez), Amasra, Kurucaşile, Ulus. 
Bartın’ın antik çağlardaki adı “PARTHENİA” dır.
Bartın, “PARTHENİOUS” ırmağının kenarında kurulduğundan, ırmağın adını
almıştır. PARTHENİOUS, “sular ilahı” veya “muhteşem akan su” anlamlarına
gelir. Bir başka anlamı da Tanrıça Athena’nın sıfatlarından olan “Genç
Bakire” veya “Genç kızlar için Koro Türküleri”...
Gerçekten de Bartın hala genç ve bakir: ırmak ise, Türküler gibidir. O muhteşem
akışıyla...
Bartın, 1991 yılında il satatüsüne kavuşan genç ve şirin bir ilimiz. Bir dönemin
tersaneler diyarı; sonra geniş bir bölgenin pazaryeri; Karaelmas’ın yani kömürün
anayurdu; 1940’lı yıllarda ülkemizin ilk turizm beldelerinden. Bu gün de, binlerce
ilginç doğal değerleri ve dinamik ekonomik yapısıyla her zaman olduğu gibi önemli
bir cazibe merkezi.
Düşündüğünüz, gönlünüzce ve dolu dolu bir tatil ise; tercihinizde güven en
önemli etken olacaktır. Sonuçta yılın en değerli ve özel olması gereken bir
zamanın seçimi söz konusudur. Tatil seçiminde doğru tercih yapmanın verdiği
rahatlık, bu değerli zaman diliminin daha iyi geçmesini sağlayacak önemli bir
etkendir.
Bartın’da tatilin farklılığı, daha yollarda hissedilir. Tercih edilen yolların her
birinde bir başka güzellik yaşanır. Ufka kadar dolu bitki deseni ve orman
tünellerinin büyüsü; mevsim baharsa, yeşil rengin çoskusu; yada sonbaharda
yaprakların hüznü; o farklılığın sadece bir kaçı...
Bartın’a ulaştığınızda, şehri boydan boya kateden Parthenious’a teslimiyet
başlar. Onun gür suları çoban mitolojisindeki aşkı ima eder. Sitemizi ziyaret eden
herkesi, yeşilin cennet imajına büründüğü, binlerce yıllık antik varlıkların,
turkuaz renkli muhteşem plajların bulunduğu, hayat sevinci ve misafirperverliğin
dostca paylaşıldığı Bartın ili ile tanıştırmak istiyoruz.
Safranbolu yönündeki Ulus kavşağından sonra, Parthenious’a (Bartın Irmağı)
teslimiyet başlar. Onun gür suları çoban mitolojisindeki aşkı ima eder.
İşte
bu duygu, düşünce ve manzaralarla Bartın’a ulaşılır.
Bartın şehir merkezinde antik varlıklar ve Bartın evleri yıllar öncesine götürür
sizi... 19. yy. Tanzimat Fermanıyla gelen mimari yenilikleri sergileyen sokaklar ve
Sıcak yüzlerinde Art Nouveau ve Barok sanatlarını yansıtan Bartın Evleri
Türkiye’de tek örnek olmanın gururunu yaşar. Anadolu mimarisinde görünmeyen,
kadına sokağa kadar varan bir özgürlük verme anlayışını yansıtır. Şehir
planında arasta vardır. Sokaklar nehre ya dik yada paralel vaziyettedir.
Palthenious’u şehir merkezinde de görürüz. Şehri boydan boya kateder. Hatta denizde
yaşadığını bildiğimiz barbunya, kefal ve hamsi balıkları da, Parthenious’un
garip dünyasında boy gösterir.
Bartın’ın kuzey batısında İnkumu, kuzey doğusunda da Amasra yer alır.
Onlar
59 km’lik sahil şeridiyle tanışma noktalarından sadece ikisidir. Çakraz da dahil
deniz turizminin en iyi icra edildiği yer olarak bilinir. Buraların haricinde bol ve
derin kumlu, doğa ile bütünleşmiş 8 plaj daha vardır.
Adaların denize, denizinde karaya
sığınmasıyla oluşmuş İnkumu ve yöresi egzotik bir köşedir.
Başka bir cazibe noktası ise
Baştanrı Zeus ve Prenses Amastris’in gizemleri ile dolu Amasra’dır. Yedi tepe, beş
yarımada, iki koy ve iki ada Amasra’nın Coğrafi yapısını oluşturur. I. zamanın
Karbon döneminde meydana gelmiştir. Esrarengiz görünümle bazı şekillere benzetilir.
Kimileri Amasra bir “Üzüm Salıkımı” dır derken, Bizans tarihçisi Niketas,
“Uyuyan Prenses”e, Türk Müziği sanatçısı sanat güneşimiz Zeki Müren
“Küçük Kapri”ye benzetmişler. Dahası, Fatih Sultan Mehmed danışmanına dönerek
, “Lala La, Çeşm-i Cihan buramı ola” diyerek hayretini gizleyememiş.
Amasra,
stratejik ve güzellik gizemi ile tarihte onbir medeniyete beşiklik etmiş antik bir kent
olup diğer bölümleri toprak altındadır.
Gerek
antik değerlerin varlığı ve panoramik güzellikler; gerekse deniz olanakları Amasra’yı 1940 yılında
Türkiye’nin ilk turizm beldesi yapmıştır. Kuşkayası Yol Anıtı gibi dünyada tek
olan bir eser yine burada bulunmaktadır.
Şimdi
ise Amasra büyüsünden kurtulup, dağların suya değdiği ve dünyada yüzdürülebilen
ilk teknenin yapıldığı Kurucaşile’ye uzanalım. Burası Kromna Medeniyetinin
yaşandığı yer olarak da bilinir. Kurucaşile-Tekkeönü Köyünde geleneksel
işçilikle teknoloji birleştirilerek Türkiye’nin en muhteşem guletleri inşa edilir.
Öylesine derin bir gelenek ki, tarihçesi II. Mahmut dönemine kadar uzanıyor.
Adını Bozulus Türkleri’nden alan
ve yeşil doku ile örtülü ilçesi Ulus’tur. Ulukaya Şelalesi Kanyonu, Uluyayla,
Ardıç ve Kalkanlı yaylaları alternatif turizm için çekim alanlarıdır.
Aynı
zamanda Bartın El sanatları yönüyle de zengindir. El emeği göz nuru Tel Kırma,
Çekicilik Sanatı ve Gemi Maketi yapımcılığı bir çok kişiye istihdam
sağlamaktadır.
Kısaca
Bartın, hayal ile gerçek arasındaki bir çizgide yer alır. Başka deyişle turizm
olgusu içinde yer alan bütün değerleri görmek yada yaşamak mümkündür. Bu bir
senfoni ise, “Kavşak Suyu” içilmesi ile gelen ikamet tutkusu, bu senfoniden
ayrılamamanın gerekçesi olamaz mı?
İLGİ ÇEKİCİ YERLER:
Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar, İnkumu, Bozköy, Çakraz, Delikli Şile, Göçgün,
Çambu, Tekkeönü plajları; Uluyayla, Ardıç, Kalkanlı, Zoni yaylaları; Orduyeri,
Gökyar, Dip,
Gölderesi, Ulukaya, İğneciler,Aksu Çayı
Çağlayanları; Gürcüoluk ve Sipahiler Mağaraları; Bartın-Kastamonu Küre Dağları
Milli Parkı; Amasra Müzesi, Amasra Kalesi, Tekkeönü Kalesi, Güzelcehisar Kalesi,
Şarköy ve Fırınlı Kaleleri;Halilbey (Yukarı Cami), İbrahimpaşa (Orta Cami),
Şadırvan (Aşağı Cami),Fatih Camileri; İçkale Mescidi, Yılık Kilise, Aya Nikolas
Kilisesi, Ebu Derda Türbesi, Taşhan, Dervişoğlu Hanı,Bedesten, Bartın Şehir
Hamamı, Somaklıoğlu Hamamı, Osmanlı Hamamı, Kemerköprü, Asma Köprü, Orduyeri
(Kışla) Köprüsü,Kemerdere Köprüsü,Amasra Kuşkayası Yol Anıtı, Antik Tiyatro,
Akropol, Necropol, Amasra Toprakaltı Galerileri, Horhor (Dere Tüneli), Rıhtımlar ve
Dalgakıranlar, Büyüktepe Mağarası, Çeştepe Höyüğü, Kurucaşile Hisarkale
Mahzeni, Şadırvan.
DAĞLARI:
Bartın; doğu, batı ve kuzeyden yüksekliği 2000 m.yi geçmeyen dağlarla çevrilidir.
Dağlar, yüksek olmamakla birlikte oldukça dik, sahillere doğru sarp ve kayalıktır..
En önemli dağları; Aladağ,
Kocadağ, Karadağ, Kayaardı, Karasu ve Arıt dağlarıdır. Kent merkezini batıdan
Aladağ, kuzeyden Karasu dağları ve doğudan Arıt dağları kuşatmaktadır.
Halatçıyaması, Orduyeri, Kırtepe ve Ömertepesi kentin üzerine kurulduğu dört
önemli tepedir.

OVALARI
VE YAYLALARI:
Bartın
Irmağı ve kolları tarafından derin bir biçimde parçalanan arazi çok engebeli bir
görünümdedir. Irmağın genişlediği alanlarda ve dağların oldukça dik yamaçları
arasında dar ve derin vadiler yer alır. Kent merkezlerine inildikçe düz ovalar
artmaktadır.
Önemli yaylaları; Uluyayla, Arıt
(Zoni) ve Ardıç yaylasıdır.
AHŞAP BARTIN EVLERİ:
1839 Tanzimat
Fermanı'nın ilanından sonra uygulanan reformlar kent dokusunu da ilgilendirmiştir.
Kenti daha eli yüzü düzgün kılma, kente düzen verme yada kenti yeniden yapılandırma isteği
egemen olmuştur.
Bartın şehir merkezinin en çarpıcı özelliklerinden biri, cadde yada sokakların,
Bartın Nehri'ne dik veya paralel şekilde tanzim edilmiş olmasıdır.
Bartın'da sahil yolu yapımı, sokak dokusuna getirilen yeni düzenlemeler, çıkmaz
sokakların kaldırılması, ada ve sokak tanzimleri, yol ve kaldırım taşlarının
döşenmesi gibi düzenlemeler reformların etkisidir.
Bartın'daki değişim izlerini konutlarda da görmek mümkündür. Bu dönüşümün üç
farklı boyutu vardır. Birincisi, ahşap konutlardan kagir konutlara geçiş olup,
ikincisi, konut alanlarında sıraevlerin, ikizevlerin ortaya çıkmasıdır.
Kentin yeni alanlara yayılması ve yaygın yerlerin düzenlenmesi dönüşümün son
boyutudur. Modernleşme süreci kent dokusu ölçeğinde kalmamış, bina yapım
yöntemleri, cephe tasarımı, plan şeması ve süsleme ölçeğinde batılı
düşünceleri yansıtarak devam etmiştir.
Yarı
kırsal nitelikteki evler, daraba denilen ağaç çitlerle çevrili bahçe içerisinde
yapılandırılmıştır. Bahçede mutlaka su kuyusu vardır. Gulluk-sokat irtibatı ve
gezinti için, Kayrak taş döşemeli yollara yer verilmiştir.
İkizev, sıraev plan şemalı konutlar, sokak bağlantısını direkt sağlamaktadır. 
Evler genelde üç kattan oluşur. Ana giriş kapısı iki kanatlı sağır kapıdır.
Hemen üzerinde bol ışık temini için aydınlatma pencereleri vardır. Odalar (içer),
sofalar da (dışar) olarak isimlendirilir. İçer yüksek tavanları sayesinde son derece
ferahtır. Bu bölüme ait tavanlar adeta birer süsleme öğesidir. Oda içerisinde
gömme olarak yapılmış yük ve hamam dolabı gibi önem arz eden kısımlar bulunur.
Isınmayı temin için ocak yapılmıştır. Ocaklar bir katta bazen bir odada, bazen de
tüm odalarda yer alır.
Hergil dolabı ise gulluk veya mutfakta yapılandırılmıştır.
Bartın Evleri ahşap karkas olarak yapılmış olup, çıkmalar payanda desteklidir.
Çatılar, dört eğimli ve topuz niteliğindedir. Saçaklar 50-70 cm. çıkıntılıdır.

Yapı malzemesi olarak zemin katta kayrak taşı kullanılmıştır. Meşe, gürgen, çam
ve abanoz diğer katlarda kullanılan ahşap türlerindedir.
Evlerin en önemli özelliği, sokak yada ön cephe yönünde Art Nouveau ve Barok
sanatlarını yansıtmalarıdır. Plan şemasında, Anadolu Türk Mimarisinin bir
özelliği olan kadını eve kapatma yerine sokağa kadar varan bir özgürlük verme
betimlenmiştir. 1979 yılında 529 Bartın Evi Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından koruma
altına alınmıştır. Günümüze ise 230 tanesi ulaşmış ve 10'a yakın ev restore
edilmiştir.
GELENEKSEL GİYSİLER:
200 yıllık Bartın Mahalli kıyafetlerinin geleneksel özellikleri erkek giyimde tamamen
kaybolmasına rağmen bayan giyiminde ve takılarda nispeten yaşatılmaktadır.
Erkek Giyimi: Şehirde bol ağlı ve Süvari Yamalı
pantolon, keten yada şayak ceket, yakasız mintan, yelek ve kuşaktan ibarettir. Ayaklara
ise yemeni veya çapula giyilirdi.
Kırsal kesimde zıpka pantolon ile ayaklara çarık tercih edilirdi.
Bayan Giyimi: Şehirdeki kadınlar göynek, şalvar, eski
desenli yazma giyerken, genç kızlar, Uskufa veya Kutnu Yelek, İpek Göynek, Şalvar,
Tombaklı Kemer, özel bir teknikle yapılmış Çatku Tel Kırma yazma ve Taç
kuşanırdı.
Kırsalda yaşayan kadınlar; etek dışındaki bölümü çiçek desenleriyle süslü
"Şilityan" isimli şalvar, basma ve pazenden yapılmış entari giyip, ince
bezden ve yine çiçek desenli başlık ile bu başlığı da örtüp yarı bele uzanan
"örtme" tercih ederlerdi.
Vücudun alt tarafı için, Şilityanı kapatmak üzere bele düğümlenen, pamuk yada
ipekten dokunmuş ve Rize'de yapılanı tercih nedeni olan" Peştamal"
kullanılırdı. Ayakkabı olarak alçak topuklu yemeniler tercih nedeniydi.
HALK
OYUNLARI:
Bartın Halk Oyunları genellikle 4'lü veya 6'lı gruplar halinde oynanır. En
belirginleri; Dıv Dıv, Mavili, Kavşak Suyuna Giderken, Bahçelerde Patlıcan, Elma
Aldım Bartın'dandır.
MUTFAK
(YÖRESEL YEMEKLER):
Bartın'ın mutfak geleneğini belirleyen unsurlar arasında, halkın hayata bakış
tarzı, gelenek ve görenekleri, ortak karakter, pişirme teknikleri, iklim ve ekolojik
dengelerin büyük payı vardır.
Çok çeşitli ve lezzetli Bartın yemekleri etli, sebzeli, sütlü, hamur işli ve
zeytinyağlı yemekler ile pilav, çorba ve tatlı çeşitlerinden oluşur.
Dikkati çeken başka bir husus ise aynı türe ait yiyeceklerden pek çok çeşidin
olmasıdır. Örneğin 10'dan fazla dolma ve pilav çeşidine rastlanır.
Bartın mutfağı ile ilgili yapılan araştırmalarda, 100'den fazla çeşide
rastlanmış ve bu durum açıkça yöre mutfağının zenginliğini ortaya koymaktadır.
ULAŞIM:
Bartın’ın şehirlerarası ulaşımını sağlayan karayolu; batıda Çaycuma-Devrek
(Zonguldak) - Mengen-Yeniçağa (Bolu), güneyde de Safranbolu (Karabük)-Gerede (Bolu)
üzerinden E-80 Otoyolu ile E-5 Devlet yoluna ulaşmaktadır. Doğuda Cide (Kastamonu),
güneyde de yine Safranbolu (Karabük) üzerinden Orta ve Doğu Karadeniz ve İç
Anadolu’ya açılmaktadır.
HAVA VE
DEMİR YOLU:
İlimize en yakın Havalimanı, 38 km uzaklıktaki Saltukova (Zonguldak) bucağındadır.
Ankara-Zonguldak demiryolu hattı da yine Saltukova’da bulunmaktadır.
BARTIN’IN İLÇELERİNE VE ÇEVRE İLÇELERE OLAN KARAYOLU UZAKLIĞI (KM):
| AMASRA |
17 |
| KURUCAŞİLE |
62 |
| ULUS |
37 |
| SAFRANBOLU(KARABÜK) |
74 |
| CİDE(KASTAMONU) |
90 |
| ÇAYCUMA(ZONGULDAK) |
43 |
BARTIN’IN ÇEVRE
İLLERİMİZE OLAN KARAYOLU UZAKLIĞI (KM):
| ISTANBUL |
441 |
| BOLU |
170 |
| ZONGULDAK |
84 |
| ANKARA |
278 |
| KARABÜK |
83 |
| KASTAMONU |
181 |
DENİZ
YOLU:
Sahil kenti olan Bartın’da uluslararası liman olarak hizmet veren Bartın limanı
aynı zamanda yolcu giriş-çıkış kapısıdır. İlimizde Bartın limanı ile birlikte
Amasra ve Kurucaşile limanları ulusal ticari limanlar olarak hizmet vermektedir.
OSMANLI
DÖNEMİNDE BARTIN:
Bartın, Osmanlı Döneminin 1460-1692 yılları arasında Anadolu Beylerbeyliği’ne
bağlı Bolu Sancağı sınırları içinde yer aldı. Bolu Sancağı’nın
kaldırılmasıyla 1692-1811 yılları arasında Voyvodalıkla yönetilen Bartın 1811
yılında da Kastamonu Vilayetine bağlı olarak yeniden kurulan Bolu Sancağı’na
bağlandı.
Bu dönemde ticari potansiyeliyle bölgenin pazar yeri olan ve On iki Divan adını alan
Bartın, 1867 yılında ilçe oldu. 1876 yılında da Belediye Teşkilatı kuruldu.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE BARTIN:
Bartın, 1920 yılında Mutasarrıflık ve 1924 yılında da il olan Zonguldak’a
bağlanmış, 07 Eylül 1991 tarihinde de 28.08.1991 tarih ve 3760 sayılı yasayla il
statüsüne kavuşmuştur. Bartın İli’ne bağlı ilçelerden Osmanlı Döneminde ilçe
iken Cumhuriyetle birlikte bucak statüsüne düşürülen Amasra; 1987 yılında yeniden
, Ulus; 1944 yılında, Kurucaşile; 1957 yılında İlçe olmuştur. Bartın’ın
Merkez, Amasra, Ulus ve Kurucaşile olmak üzere 4 ilçesi, Arıt, Kozcağız, Kumluca ve
Abdipaşa beldeleriyle birlikte 268 köyü vardır.
Kaynak Bartın Valiliği internet sitesi
GEZİ:
Zonguldak’tan kuzey doğuya doğru yol alıyoruz. Ağaçlıklar arasından çok güzel
deniz manzaraları ile virajlı ve tehlikeli bir yolla Kilimli kömür havzasından
Hisarönü sahiline ulaşabiliriz. Bu yol üzerinde kömür ocaklarının ağızlarını
ve Çatalağzı termik santralini görebiliriz.
Hisarönü, kumsalı ile denize girmek için tercih edilen yerlerden biri. Buradaki
motelde konaklayabiliriz ama o küçük pastanenin pandispanyasından muhakkak
tatmalıyız.
ÇAYCUMA’DAN BARTIN’A
Hisarönü’nden içeri girip yaklaşık 25 km. sonra Çaycuma’ya varırız.
Hatırlarsak, Devrek’ten sonraki yol ayrımına tekrar geldik. Evet eğer Zonguldak’ı
görmek istemiyorsak, yol ayrımından sağa sapıp Çaycuma üzerinden yaklaşık 40
dakika sonra Bartın’a ulaşırız. (Bartın, Amasra, Cide ve Safranbolu’yu içine
alacak bir geziyi İstanbul ve çevresi sayfalarında bulacaksınız. Bu nedenle gezinin
bu bölümündeki ayrıntıları atlıyoruz.)
Bartın’dan kuzeybatıya yönelip 20 dakika yol alarak İnkumu’na geliyoruz. Aslında
burası Bartın Çayı’nın Karadenize açıldığı boğaz mevkiidir. Önce hafif
yukarı çıkıp Bakacak’tan İnkumu’na bakıyoruz. Önümüzde 5 kilometrelik o
güzelim kumsalı ile Karadeniz’in Rivierası duruyor.
Ancak İnkumu kötü yapılaşma nedeni ile bölgenin talan edilişinin ilk
habercilerinden en önemlisi. Konaklayabileceğimiz ya da yemek yiyebileceğimiz birçok
yer var burada, isim vermek istemiyorum. İnsan bu güzelliklerin böylesine plansız ve
ucuz harcanmasına üzülüyor. İsteyen İnkumu’nun o güzelim incecik kumlarından
denize girebilir, ama ben buradan ayrılıp biraz daha batıya Mogada Koyu’na gidiyorum,
orada denize girip İmamın Yeri’nde yemeğimi yiyeceğim.
Bartın’a dönüp güneye yöneliyoruz. 40 km sonra Ulus İlçesi, oradan bozuk ama
harika bir orman yolu ile yaklaşık bir saat sonra 1200 metre yükseklikteki
Uluyayla’ya geliyoruz. Şimdi derin bir nefes alın, öylece durun, eğer tutacağınız
bir el varsa tutun ve yürüyün, nefes alın ve hissedin çünkü yapabileceğiniz başka
bir şey yok. Yalnızca yayla evleri, sonsuz orman, temiz hava... ve
"yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var!". Biz iyisi mi çadırımızı
kuralım, yoksa yayla evlerinden birinde kıvrılıveririz.
Tekrar Bartın yoluna geri dönüyoruz ve güneye yol alıyoruz. Bartın - Safranbolu
arası yaklaşık 75 km. Eflani sapağını geçtikten 5 km. sonra Safranbolu’ya
geliyoruz.
BARTIN
FESTİVALLER:
Mahalli Kutlama
Adı : Kültür ve Sanat Turizm Çilek Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer :
Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1981
Kutlama Tarihi : Haziranın ayının
2. yarısı
Mahalli Kutlama Adı : Abdiipaşa
Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer :
Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1997
Kutlama Tarihi : Eylül ayının ilk
yarısı
Mahalli Kutlama
Adı : Ulus Doğa Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Ulus
İlçesi
Başladığı İlk Tarih : 1998
Kutlama Tarihi : Ağustos ayının ilk
yarısı
Mahalli Kutlama Adı : Bartın
Kültür Evi Tiyatro Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer :
Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1992
Kutlama Tarihi : 27 Mart
Süre : 10 Gün
Mahalli Kutlama
Adı : Bartın Kültür Evi Sinema Günleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer :
Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1993
Kutlama Tarihi : Yılda 2 kez 1 ay
Mahalli Kutlama Adı : Bartın
Kültür Evi Belgesel Film Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer :
Bartın
Başladığı İlk Tarih : 2001
Kutlama Tarihi : Kasım ayı
Fotoğraf ve yazıların bir kısmı
www.bartin74.net